Konferansa, Rektörümüz Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Törün Özer, Genel Sekreter V. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aslan, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.
Konuşmasına Aydın’ın yetiştirmiş olduğu büyük devlet adamı rahmetli Adnan Menderes’i anarak başlayan Prof. Dr. Muharrem Kılıç, Türkiye’nin parlamenter tecrübesinin Kanun-i Esasiyle başladığını belirtti ve “Anayasaya sahip olmak, anayasal geleneğe sahip olan bir devlet olmak, modern siyasi tarih açısından çok önemli. Yazılı anayasa tecrübesi, Amerika’da, kendi coğrafyalarından koparak, kendilerine yeni bir özgürlük alanı açmak adına, farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşayabilmesini sağlayan bir başkanlık sisteminin oluşmasıyla ortaya çıktı.” dedi.
Cumhuriyet öncesi dönemde, bu coğrafya üzerinde, Osmanlı Devleti’nin, küresel, hegomonik yeni pazar arayışına giren iktidar güçlerinin iştahını kabarttığına dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç “Farklı din ve kökenden gelen insanların bir arada yaşadığı Osmanlı’da barış içerisinde yaşayan bu milleti hedef alan bir plan ortaya koyulduğunu görüyoruz. Bu plana rağmen, bu millet, bu coğrafyada baki, kalıcı olduğunu, bu coğrafyanın gerçek sahibi olduğunu kanıtlayarak, yüreğinde imanıyla kurtuluş mücadelesini veriyor ve bunu da kurucu meclisle gerçekleştiriyor. Bu açıdan bakıldığında siyasi tarihimizde, anayasa ve meclis pratiği olan bir arka plana sahibiz.” dedi.
1946’ dan sonra çok partili hayata geçmek üzere bir irade ortaya çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Kılıç, “Yeter artık söz milletin, sloganıyla ortaya çıkan bu ruhu yansıtan bir dinamizm ortaya çıkıyor ve yüzde 50’lerin üzerinde halk kitlesi, siyasi iradesini ortaya koyuyor. Bu da, milletin bütün unsurlarıyla birlikte temsilinin yansımasını mümkün kılan bir hale dönüşüyor.” dedi.
Siyasi tarihimizin kırılganlıklarından biri olan 27 Mayıs ihtilalinin ardından oluşan 1961 anayasasıyla millet iradesinin, milletin devletle kucaklaşmasının vesayet sistemiyle engellendiğini belirten Prof. Dr. Kılıç Görüntüde siyasal haklar tanındığını fakat siyaset alanının sistematik bir biçimde daraltıldığını belirtti. 1960 darbesinden sonra yapılan 61 anayasasıyla başlayan, 1971 yılında gerçekleşen askeri muhtırayla sürdürülmeye devam eden ve 1980 ihtilalinden sonra gerçekleşen 1982 anayasasıyla günümüze kadar ulaşan millet iradesini daraltan vesayet sisteminin devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Kılıç “Hükümetleri tanzim etme, istifaya zorlama biçiminde, faklı iktidar aygıtları üzerinden yönetime yön tayin etme ya da siyaset alanını tanzim etme biçimlerine tanıklık ettik.” dedi.
Siyasi sistemin, 15 Temmuz faşizan darbe girişimiyle görüldüğü üzere, sızmalara maruz kalabilecek kırılganlıkta olduğunu belirten Prof. Dr. Kılınç “Bu sistemsel sorun mutlak suretle dönüşüme ve değişime gitmeli!” vurgusunu yaptı.
Önerilen paketle, kamuoyunda ortaya çıkan yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, seçilme yaşının 18’ e indirilmesi, milletvekili sayısı konusunda katılımcılara bilgiler veren Prof. Dr. Kılıç “Yeni öneride yargının tarafsızlığı ilkesi güvence altına alınıyor. Sosyal kesimlerin temsili önem arz ediyor. Gençlerin de bir kitle olarak temsili bu anlamda önemli.” dedi. Seçilme yaşının 2006 yılında 30’dan 25’e indirildiğine vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç “Yeni öneride 18 yaşına inen seçilme yaşı, modern demokrasilere, Avrupa ve Dünya normlarına uygun olması açısından önem arz ediyor, gençlerin siyasal bir özne olması ve siyasal pratiklere aşina olması gibi avantajlar getiriyor. Yeni anayasayla önerilen milletvekili sayısı 550 ‘den 600’e çıkıyor ve bu da temsilde eksik ve adaletsiz bir durumu ortadan kaldırıyor. Ayrıca mevcut sistemde yasama ve yürütmenin kaynaşıklık sorunu çözülüyor. Önerilen anayasayla yasama, yürütme ve yargı kendi işini yapacak hale geliyor, erkler arasında kategorik net bir ayrılık ortaya çıkıyor. Seçmen hükümet kurulamaması gibi bir kaygı yaşamıyor.” dedi.
Önerilen sistemde, 5 alanda kararname yetkisinin sınırlandırıldığını belirten Prof. Dr. Kılıç temel hak ve özgürlükler ile siyasal haklara ilişkin hiç biri konunun, kararname konusu yapılamayacağını sözlerine ekledi.
Konuşmasının son bölümünde siyasete ve siyasal alana olan güvensizlikten sıyrılmanın gerekliliğine dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç “Siyaset, siyasetçiye güvensizlik millete güvensizliktir. Siyaset ve siyasal alanın söz konusu olduğu her yer kontrol edilebilir. Demokratik süreçler içerisinde seçim varsa, sandık geliyorsa, seçebiliyorsan, seçilebiliyorsan sistem sağlıklı işliyordur. Önerilen sistemle ortaya çıkacak en büyük kazanım demokratik meşruiyetin temin edilerek, meşru siyasal otorite sorununun giderilmesi olacaktır. Çok başlı yönetimden meydana gelen sorunlar giderilerek, likayat ilkesini zedeleyen durumlar ortadan kalkacaktır.” dedi.
Konferansın son bölümünde katılımcıların sorularını cevaplayan Prof. Dr. Kılıç’a Rektörümüz Prof. Dr. Cavit Bircan tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.
Rektörümüz Prof. Dr. Bülent Kent, Ramazan Bayramı Bayramlaşma Töreni'ne Katıldı
Öğretim Üyemiz, Bağımlılıkla Mücadele İl Değerlendirme Toplantısı’na Katıldı
Üniversitemizde “Weimar Klasik Döneminde Faust ve İrade” Etkinliği Gerçekleştirildi
Öğretim Elemanımızın Kitabı Yayımlandı
Köşk Meslek Yüksekokulunda Kalite ve Akreditasyon Sürecine Yönelik Eğitimler Gerçekleştirildi
ADÜ Ailesi Geleneksel Bayramlaşma Töreni Gerçekleşti
Nazilli İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Kariyer Etkinlikleri Düzenlendi
Karacasu Memnune İnci MYO’da “Geleceğin Lideriyim” Semineri Gerçekleştirildi
Ziraat Fakültesi Ailesi Geleneksel İftar Yemeğinde Buluştu
Çine Meslek Yüksekokulunda İftar Yemeği Etkinliği Düzenlendi
Uygulama & Kodlama :
Bilgi İşlem
Web Tasarım Grubu