Yrd. Doç. Dr. Ufuk Eryılmaz, yaşamlara etki ediyor olmanın kendilerini mutlu ettiğini ancak ileri yaşta hastalarda benzer sonuçlar almanın daha büyük bir mutluluk olduğunu belirterek; “Birçokları için 92 yaş ileri bir yaş olabilir ama bizim bu meslekte öğrendiğimiz şu oldu ki; ruh hiç yaşlanmıyor, insanoğlu her daim güzel yaşamak istiyor. Eğer buna katkı yapıyor isek ne mutlu bize. Hastamızın 92 yaşında bir kalp krizi vakası olması doğal olarak yapılacak işi nispeten standart bir olguya göre daha riskli hale getirmişti ama problemsiz bir şekilde hastanın damarını açtık. İşlem sonrası takiplerimizde de herhangi bir sıkıntımız olmadı. Hastayı mümkün olan en kısa sürede taburcu etmeyi düşünüyoruz.” dedi
İleri yaşta hastaların kalp muayenelerini ihmal etmemeleri gerektiğini vurgulayan Eryılmaz, erken farkındalığın önemine dikkat çekerek; “Kesinlikle herhangi bir şekilde bir kalp muayenesi olmaktan kendilerini alıkoymasınlar bu çok önemli. Çünkü bazen öyle oluyor ki çok basit bir dokunuş insanın yaşamına ve hayat kalitesine büyük bir kazanç getirebiliyor. Hastamızın da 92 yaşında olması bunun bir göstergesi.” diye konuştu.
Yrd. Doç. Dr. Ufuk Eryılmaz, hastaların hipertansiyon, yüksek kolesterol ve şeker hastalığı hakkında bilinçli olmaları ve kalp sağlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayarak, “Belli dönemlerde özellikle Kalp Damar hastalığı teşhisi almış hastalarımızın kardiyolojiye mutlak şekilde kontrol yaptırmaları gerektiğini düşünüyoruz ve bunu önemsiyoruz.” dedi.
Yüksek kolesterolün ve hipertansiyonun her şekilde kalp damar sağlığına risk oluşturduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini belirten Eryılmaz şöyle konuştu: “Hipertansiyon nispeten sinsi bir hastalık gibi; özellikle yavaş yavaş yükselen kan basıncı düzeyleri bazen hastada şikayet yapmayabilir ve hastada ilk hipertansiyonun teşhis edilmesi bir beyin kanaması veya beyin felciyle ortaya çıkabilir. Bu anlamda toplumda ciddi bir şekilde hipertansiyon konusunda bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini düşünüyorum. Hastaların sağlıklı bir kalp için ne yapması gerektiğini özetlersek; düzenli egzersizi önemsiyoruz. Sigarayı şiddetli bir şekilde, içmemeleri yönünde uyarıyoruz. Alkolü eğer kullanıyor iseler bırakmalarını veya en az miktar ile kısıtlamalarını istiyoruz. Kilo takibini çok ciddi şekilde önemsemelerini istiyoruz ve özellikle tuzlu, şekerli, unlu gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmalarını istiyoruz. Aslında genel geçer bir kural olarak 3 beyazdan uzak durulması gerekiyor. Bunlar; tuz, şeker, un. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun çok güzel bir sözü var: ‘Yediklerinizi yarı azaltın, yürüyüşünüzü 2 katına çıkarın!’ Bence bütün bu yaptığımız öneriler içinde ilaç tedavisi dışındaki yapılması gerekenleri en güzel özetleyen bu ifade.”
ADÜ’lü Akademisyenler Uluslararası İlişkiler Alanında Değerlendirmelere Devam Ediyor
Üniversitemiz Tıp Fakültesi Amfi-4’e Prof. Dr. Ali Zahit Bolaman’ın Adı Verildi
Koçarlı MYO’da Dünya Otizm Farkındalık Günü Kapsamında Etkinlik Düzenlendi
Rektörümüz, Milli Eğitim Bakanı’nın Aydın Valiliği Ziyaretinde Yer Aldı
Öğrencilerimize “Siber Güvenlik Eğitimi” Verildi
Lise Öğrencilerine “Dijital Verimlilik ve Sosyal Medya Araçları” Eğitimi Verildi
Rektörümüz, EGEKAF’26 Kapsamında Uşak Üniversitesi Rektörü ile Görüşmelerde Bulundu
Üniversitemiz İktisadi İşletme Müdürlüğünden 3 Yılda Güçlü Mali Disiplin ve Yatırım Hamlesi
Enerji Jeopolitiğinde Yeni Kriz Kapıda: Uzmanlar Hürmüz Boğazı ve Gaz Tedariği Konusunda Uyarıyor
Uygulama & Kodlama :
Bilgi İşlem
Web Tasarım Grubu