Başta ünlü sanat Tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy olmak üzere çok sayıda danışman ve sanatseverden yararlanılarak oluşturulan sergiye 17 müze ve 10 kütüphane de materyal anlamında destek verdi. Çalışmalar, çok az bilinen İstanbul’un zengin bahçe ve çiçek kültürünün tanıtımı açısından son derece büyük önem taşımakta.
SERGİYİ YENİ ASIR GENEL YAYIN YÖNETMENİ ŞEBNEM BURSALI DA GEZDİ
Geçtiğimiz hafta 52. Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında öğrencilerimizle ve personelimizle buluşan Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı da sergiyi gezenler arasında yer aldı. Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Recai Tunca ile Üniversitemiz Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mesut Kırmacı Bursalı’ya eşlik ettiler. Sergide önemli örnekleri gözlemlemekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Bursalı Doç. Dr. Kırmacı’dan da sergi ile ilgili bilgi aldı.
BAHÇIVAN VE SAHİB-İ TOHUM UNVANLARI HÜKÜMDARLAR İÇİN BİLE İFTİHAR VESİLESİYDİ
Üniversitemiz Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mesut Kırmacı, son derece önemli bir sergiyi Üniversitemize getirmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, Ali Nihat Gökyiğit Vakfı ile görüşmeler sonucunda Aydın Halkının ve Üniversitemiz personelinin faydalanması amacıyla serginin 15 Nisan’a kadar gezilebileceğini söyledi. İstanbul’da çiçek yetiştirme ve çeşitlerini elde etme sanatının şiir ve müzik gibi tutkulu, ince bir sanat olduğunu ifade eden Doç. Dr. Kırmacı, geçmişte de çiçek yetiştirmeye büyük önem verildiğini söyledi. Kırmacı, “Bu konuda gerekli incelemeler yapıldığında 1585 lale ve 1018 gül çeşidinin isimleri ve yetiştiren kayıtlarına rastlanmıştır. Evliya Çelebi 17 yy. da İstanbul’da birkaç bin bahçe, bostan ve sur içerisinde seksen kadar çiçekçi dükkânı olduğunu belirterek, dönemin çiçek sevgisini dile getirmiştir. ‘Bahçıvan ve yeni bir çiçek çeşidi geliştirenlere verilen ‘Sahib-i tohum’ unvanlarını almak hükümdarlar için bile iftihar vesilesi oluyordu. 1641 yılında ‘Bahçe Düzenleme ve Ağaç Geliştirme’ adlı cemiyetin kurulması ve ‘Çiçekçibaşı’ makamının oluşturulması, konuya verilen önemi ve kurumsallaştırma çabasını göstermektedir” diye konuştu.
İSLAMİYETTE DE ÇİÇEK SEVGİSİ BİRÇOK ESERDE KENDİSİNİ GÖSTERİR
Eskiden çiçeğin günümüzden çok daha değerli bir konumda olduğunun da altını çizen Doç. Dr. Kırmacı, çiçeğin kesinlikle yere atılmadığını, hatta kavukların içerisine yerleştirilen içi su dolu küçük şişelerin içerisine konulup solmalarına dahi izin verilmediğini söyledi. Bu geleneğin bazı yerlerde hala devam etmekte olduğunu da belirten Doç. Dr. Kırmacı, “Mezar taşları üzerinde ölen kişi genç ise kırık bir çiçek figürü ile süslenirdi. Yine İslamiyet’te de çiçek sevgisi ve kültüründen yansımalar birçok eserde kendisini göstermektedir. Örneğin Allah, Hilal ve lale ebcet hesabına göre aynı kelimelerden meydana gelmektedir” dedi.
Üniversitemizde SPORAK Değerlendirme Takımı ile Çıkış Toplantısı Gerçekleştirildi
Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğrencilerine Yönelik Farkındalık Programı Gerçekleştirildi
Kampüsümüzde, Ortaöğretim Kurumlarını Ağırlamaya Devam Ediyoruz
Öğretim Üyemiz Dünya Şefler Birliği Tarafından Onurlandırıldı
Üniversitemizde Akademik Karakterizasyon Teknikleri Sempozyumu Gerçekleştirildi
Vali Yakup Canbolat’tan Rektörümüze Ziyaret
Bozdoğan MYO’da 2026 Yılının İlk Deprem ve Tahliye Tatbikatı Gerçekleştirildi
Yabancı Diller Yüksekokuluna Akreditasyon Belgesi Takdim Edildi
Üniversitemiz Merkez Araştırma Laboratuvarına Genetik Analiz Cihazı Bağışı
Üniversitemizde “The Shared Story of Humanity: Mythology and Archetypes” Başlıklı Konferans Başladı
Uygulama & Kodlama :
Bilgi İşlem
Web Tasarım Grubu