Doç. Dr. Bilgenoğlu, köle ticaretini “400 yıllık bir borç” olarak nitelendirerek bu sürecin yalnızca geçmişe ait bir olgu olmadığını; günümüzde uluslararası siyaset, ekonomik eşitsizlikler ve küresel adalet tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ettiğini vurguladı.
25 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen karara da değinen Doç. Dr. Bilgenoğlu, Gana öncülüğünde hazırlanan tasarıyla köle ticaretinin “insanlığa karşı suç” olarak tanımlandığını ifade etti. Söz konusu kararda üye devletlere özür ve tazminat çağrısı yapıldığını belirten Doç. Dr. Bilgenoğlu, 123 ülkenin destek verdiği bu adımın; Afrika’dan yağmalanan kültürel varlıkların iadesi ve tarihsel adaletin sağlanmasına yönelik somut düzenlemeleri de içerdiğini kaydetti.
Doç. Dr. Bilgenoğlu’na göre bu gelişme, yalnızca diplomatik bir girişim olmanın ötesinde, “uluslararası vicdanın yeniden inşası” açısından önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Değerlendirmesinde Batılı ülkelerin tutumuna da değinen Doç. Dr. Ali Bilgenoğlu, köle ticaretinin başlıca aktörleri arasında yer alan ABD, İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerinin tarihsel sorumluluklarıyla yüzleşme konusunda yeterli iradeyi ortaya koymadığını ifade etti. Bu durumun, küresel adalet anlayışı açısından önemli bir çelişki oluşturduğunu vurguladı. Doç. Dr. Bilgenoğlu, transatlantik köle ticaretinin yalnızca bir insanlık trajedisi olmadığını; aynı zamanda modern kapitalist sistemin şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını belirtti. Bu kapsamda yaklaşık 13 milyon Afrikalının zorla yerinden edildiğini, 2,5 milyon insanın ise yolculuk sırasında hayatını kaybettiğini ifade etti.
Avrupa, Afrika ve Amerika arasında kurulan “üçgen ticaret sistemi”nin Batı ekonomilerinin yükselişinde temel bir unsur olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Bilgenoğlu, bu sistemin Avrupa şehirlerinin gelişiminden bankacılık ve sigorta sektörlerinin oluşumuna kadar pek çok alanda etkili olduğunu kaydetti.
Afrika kıtasının maruz kaldığı yıkıcı sonuçlara da değinen Doç. Dr. Bilgenoğlu, genç nüfusun sistematik biçimde kıtadan koparılmasının üretim, tarım ve toplumsal yapı üzerinde kalıcı tahribatlara yol açtığını belirtti. Bu tarihsel sürecin, günümüzde Afrika’da gözlenen yapısal yoksulluk ve kalkınma sorunlarının temelini oluşturduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Bilgenoğlu, değerlendirmesinde küresel eşitsizliklerin tarihsel arka planına dikkat çekerek, “Gerçek bir yüzleşme ve adalet sağlanmadan küresel sistemde kalıcı eşitlikten söz etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Siyasal Bilgiler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen bu çalışma, Türkiye akademisinin küresel meselelere yönelik entelektüel katkısını ortaya koyarken; uluslararası ilişkiler disiplininde “adalet, sorumluluk ve yüzleşme” kavramlarının yeniden değerlendirilmesine de önemli bir katkı sunuyor.
Üniversitemiz Tıp Fakültesi Amfi-4’e Prof. Dr. Ali Zahit Bolaman’ın Adı Verildi
Koçarlı MYO’da Dünya Otizm Farkındalık Günü Kapsamında Etkinlik Düzenlendi
Rektörümüz, Milli Eğitim Bakanı’nın Aydın Valiliği Ziyaretinde Yer Aldı
Öğrencilerimize “Siber Güvenlik Eğitimi” Verildi
Lise Öğrencilerine “Dijital Verimlilik ve Sosyal Medya Araçları” Eğitimi Verildi
Rektörümüz, EGEKAF’26 Kapsamında Uşak Üniversitesi Rektörü ile Görüşmelerde Bulundu
Üniversitemiz İktisadi İşletme Müdürlüğünden 3 Yılda Güçlü Mali Disiplin ve Yatırım Hamlesi
Enerji Jeopolitiğinde Yeni Kriz Kapıda: Uzmanlar Hürmüz Boğazı ve Gaz Tedariği Konusunda Uyarıyor
Üniversitemiz Ev Sahipliğinde “Sınai Mülkiyet Farkındalık Programı” Gerçekleştirildi
Uygulama & Kodlama :
Bilgi İşlem
Web Tasarım Grubu